Monday, September 11, 2006

Amsterdam Yolları

Geride kalan bir haftanın bende bıraktığı bazı izler olacak elbette misal hala ağrıyan sağ ayak ve ne olacağı belli olmayan bisiklet sorunu. Yeni bir düzen, yeni bir hayat, yeni tencere tava gibi ıvır zıvırlarla başlayan ve günün sonunda hep cevabı sonraya kalan sorularla biten bu günleri daha sonra kim bilir nasıl hatırlayacağım. Bu nasıl bir iklim ki kışları soğuk ve yağışlı, yazları ılık ve yağışlı, gün içinde sabah kapalı öğlen açılır gibi olup akşama yine kapanan ve bir garip soğuyan tipik Hollanda iklimi. Alışmak lazım ya belki yalnızlığa, sanırım gerçekten alışamayacağım.
Amsterdam yolları taştan,sen çıkardın beni baştan diye söylenerek yürüyüp geçtiğim her yolu,caddeyi,sokağı tanımaya çalışmak zor tabi, her yer birbirinin aynı. Sanırım ertesi gün belki bisikletle geçerim umuduyla özendirsin diye bisiklet yollarından yürümeyi tercih ediyorum. Olmadı kilidi olmayan ilk gördüğüm bisikleti ben çalacağım, ben çalıntı almak istedikçe kimse yanıma yaklaşmıyor.Gidip onca para verip alsam,daha ilk bindiğim an biri yanıma gelip bisiklet ister misin diye sorcak ben de her zaman ki bahtsız bedevi türküsüyle evimin yolunu tutacğım sanırım.
Bu adamlar güzel sarmışlar yurtlarının dört bir yanını demir ağlarla, dakka şaşmıyor. Ve durum böyleyken bile ben trenleri kaçırabiliyorum,nasıl olsa 2 dakka gecikir yetişirim olmuyomuş,denedim,yanıldım,bekledim. Pazartesi sabahları da erken kalkmak lazım ben yatayım yazmaya doyum olmuyor, daha burdayız, hayattayız çok şükür yazarız gene.

No comments:

 
    eXTReMe Tracker